OVARYAN GEBELİK

OVARYAN GEBELİK
GEBELİĞİN YUMURTALIK ÜZERİNE YERLEŞMESİ

Ektopik gebelikler en sık tubada görülür ancak tuba dışından en sık görüldüğü yer overlerdir, overde yerleşmesine ovarian gebelik denir. Ovaryan gebelikler tubal ektopik gebeliklerin aksine tubada (tüplerde) meydana gelen hasarlarla ilişkili değildir. Rahim içi araç (RİA) kullananlarda risk artışı söz konusudur.
Tüm gebeliklerde 1000’de 1’den daha az sıklıkla, tüm ektopik gebeliklerin yaklaşık %1-3’ünü oluşturacak kadar görülmektedir. Nadiren miada kadar yaşayabilir ve canlı doğumla sonuçlanabilir.

Tanı için Spiegelberg kriterleri kullanılır:
– Over lokalizasyonunda gestasyonel kese bulunması
– Kese uterusa ovaryan ligamen ile tuutnmuş olmalı
– Gestasyonel kese duvarında ovaryan doku histolojik olarak gösterilmeli
Çok nadiren bilateral ovaryan gebelik vakaları bildirilmiştir (kaynak).

MEKONYUM ASPİRASYONU

MEKONYUM ASPİRASYONU
BEBEĞİN ANNE KARNINDA KAKASINI YUTMASI

Bebek anne karnında iken barsaklarında koyu kıvamda yeşilimsi bir dışkı birikir. Bebek anne karnında birşey yememesine rağmen barsaklarında dışkı olmaktadır çünkü bebeğin mide ve barsak sistemindeki salgılar, safra salgısı, lanugo denen tüyler, verniks kaseosa, mukus ve amnios sıvısı mekonyum denilen dışkının oluşmasına katkıda bulunur. Bu dışkıyı bebek normalde doğumdan sonraki günlerde yapacaktır. Bebeğin ilk kakası olan bu dışkıya “mekonyum” adı verilir. Eğer anne karnındaki bebek bu dışkıyı doğum zamanında yutarak akciğerlerine alırsa bu duruma “mekonyum aspirasyon sendromu (MAS)” denir, halk arasında bebeğin kakasını yutması veya bebeğin kakasını yemesi olarak adlandırılır. Burada kastedilen aslında bebeğin kakasını yemesi veya yutması değildir, soluk borusuna ve akciğerlerine kaçmasıdır. Akciğerlerde mekonyum (dışkı) bulunması doğumdan sonra bebekte solunum sıkıntısına neden olacaktır. Eğer amnion sıvısı miktarında azalma (oligohidramnios) varsa içerisindeki memonyum daha koyu bir kıvam alacağı için fetus açısından daha tehlikeli olacaktır.

Normalde anne karnındaki bebeğin amnion sıvısı berraktır, hafıf sarı-beyaz renkte olabilir. Bebek doğumdan önce amniyon sıvısı içerisine barsak içeriğini (mekonyum) boşaltmışsa amnion sıvısı sarı-yeliş-kahverengi bir renk alır. Su kesesi açıldığında bu renk değişikliği gözle kolayca anlaşılır. Su kesesi açılmadan önce bu durumun anlaşılması her zaman mümkün olmamaktadır, bazı durumlarda ultrason ile tanı konulabilmektedir.

Belirtiler:
Aşırı koyu mekonyumlu amnion sıvısı içerisinden doğan bebeğin cildi tamamen kahverengi boyanmış halde izlenebilir. Bebekte solunum zorluğu, kalp ritmi bozulması, tonus yokluğu gibi bulgular olabilir. Bebek gerekirse entübe edilerek solunum yollarındaki mekonyum parçaları temizlenir ve yoğum bakım tedavileri uygulanır. Bebeğin akviğer grafisinde infiltrasyon alanları ve atelektazi izlenebilir.

AMNİYON SIVI EMBOLİSİ

AMNİYON SIVI EMBOLİSİ
Amnion sıvı emboli sendromu (AFE) gebelik ile ilgili en ölümcül komplikasyonlardan birisidir. Çok nadir görülen bir komplikasyondur,
İnsidansı yaklaşık 100.000’de 1 olarak bildirilmiştir. Plasenta bölgesinden veya uterin venlerden anne dolaşımına amnion sıvı geçmesi neticesinde emboli oluşur. Bu durumda annenin pulmoner venlerinde fetusa ait epitel hücreleri, lanugo tüyleri görülebilir. Hipotansiyon, hipoksi, dispne, siyanoz gelişir. Yüksek oranda maternal mortalite ile sonuçlanır (%80 civarında).
Gebelik sırasında ve doğumdan kısa süre sonra meydana gelebilir.

Risk faktörleri:
– İleri anne yaşı
– Multiparite
– Preeklampsi, eklampsi
– Sezaryen
– Forceps ve vakum uygulanması
– Hızlı doğum (presipite eylem)
– Plasenta previa
– Dekolman plasenta
– Ölü bebek
– Uterin rüptür
– Servikal laserasyon
– Anne karnına travma
– Doğum indüksiyonu (tartışmalı araştırmalar mevcut)
– Polihidramnios